Ballıkaya İle İlgili Şiirler

 

BALLIKAYA KÖYÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER-I

 

Süleyman ÖZEROL/Araştırmacı-Gazeteci

 

Bu derleme, “Yenilenen Köy Ballıkaya” çalışmamızın “Ballıkaya ve Çevresindeki Halk Şairleri” bölümünden alınarak düzenlenmiş şairlerden birer şiir örneği verilmiştir. Buradaki şairler, aşıkalr ve şiirler "Ballıkaya ve Çevresindeki Şairler ve Aşıklar"  adlı kitap çalışmasında da yer alacaktır. İkinci bölümde başka örnekler verilecektir.

 

YAKTI DA GİTTİ

 

Bir zalim yetkili fırsat yoksulu
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti
Ehlibeyt düşmanı kendi azılı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Size bildireyim ben bu izahı
Haksıza kalır mı mazlumun ahı
Şah İbrahim Veli’nin nazargahı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Temeli söktüler kökten yok oldu
Ağaç mertek karakola çekildi
Çalgın oldu eli kolu tutuldu
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Bu tekkede nice gülbank çekildi
Kurbanlar kesildi yemek döküldü
Elinde asası dergâhtan geldi
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Hakareti duyan köylü ağladı
Mezirme Mihayil kara bağladı
Tercüman kesildi ortada kaldı
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Ne çare yazılan gelirmiş başa
Ağıt sedaları çıkmıştı arşa
Ela gözlü şahım gele yetişe
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Gözü yaşlı BALI fikrimden gitmez
Cahile doğru söz asla kar etmez
Hak intikam alır tereddüt etmez
Yıktı Karadirek’i yaktı da gitti

 

Âşık Balı ALTIN (1907–1980), Arguvan Gümüşlü (Kesirik) köyündendir.

 

BU SENE

 

Vali paşa geldi temeli attı
Köyü yapacağnı bize vaat etti
Yaradan Mevlam da buna el kattı
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene

 

Aydın Beğ derler de pilan cızıyı
Kâtipler oturmuş yazı yazıyı
Mütahitler temelleri kazıyı
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene

 

Evleri de sıralandı düzüldü
Numaralar siyah yazı yazıldı
Numarayı çeken yola düzüldü
Ballıkaya’m köy kuruyor bu sene

 

Eşitlik neyidi biz de bilmezdik
Her zaman ağlardık hiç de gülmezdik
Ürüyada bu binayı görmezdik
Devlet baba ev veriyor bu sene

 

Dikin bahçanıza güller de bite
Kona dallarında bülbüller öte
Yaradan da carımıza o yete
Geldi çattı carımıza bu sene

 

Ballıkaya’nın da kekliği öttü
Evler konakladı bacalat tüttü
Ballıkaya’nın kederi bitti
Ballıkayam köy kuruyor bu sene

 

Ballıkaya’nın da arısı kalkar
Kuduret balı da kayadan akar
Elektirikçiler eşeğe yakar
Işık verir şavık verir bu sene

 

Pir Sultan Dağının nergizi çıkar
Yaylanın suyu da köye de akar
Ballıkaya’nın da gülleri kokar
Ballıkaya’m gül deriyi bu sene

 

Abidin ÇELİK de şarkın başarır
Su gelince çayır çimen yeşerir
Kayım bağla atın kırat boşanır
Çayır verdi çimen verdi bu sene

 

Abidin ÇELİK (1912-2001), 1987-Ballıkaya, Ballıkaya köyü halkındandır. (*)

_____________________________________________

                (*) S. ÖZEROL:  “Yenilenen Köy Ballıkaya”, Görüş Gazetesi, 1988;  Abidin ÇELİK: 1912 yılında Hekimhan’ın Ballıkaya köyünde doğdu. Okuryazarlığı olmayıp çiftçilikle uğraşmaktadır. Köyde yalnız başına oturmakta olan Abidin Çelik, taklitçi, güldürücü anlamına gelen “Tavsurcu” adıyla  anılmaktadır.  Aşağıdaki şiiri Ballıkaya köyünün yer kayması nedeni ile yeni yerleşim yerine yapılan evlerin dağıtımı sırasında oluşturmuş. Okuryazar olmayışı nedeniyle ezberinden okudu ve olduğu gibi kaydedildi. Başka şiiri olup olmadığı sorulduğunda da olmadığını söyledi. 

ZİYARET

 

Ya Allah deyip düşünce yola,
Ziyarete geldim dedeler sizi,
Olam kapınıza hizmetçi, köle,
Ziyarete geldim dedeler sizi.

 

Geçidi yok idi Avşar Çayının,
Kemliği olur mu Ali soyunun,
Aşkı niyazı var Eymir Köyünün,
Ziyarete geldim dedeler sizi.

 

Fazla gördüm boz armudun karını,
Aşılıktan Ballıkaya görünür,
Ziyaret eyledim Pirler Pirini,
Ziyarete geldim dedeler sizi.

 

Başpınar suyunu çağlayı gördüm,
Hakkı zikreyleyip dilde ivirdim,
Çifte kubbelerde selavat verdim,
Ziyarete geldim dedeler sizi.

 

Aşık Bektaş der ki biçare naçar,
Dünya zahmetine olmuşum duçar,
Bir gün olur, ecel şerbetin içer,
Ziyarete geldim dedeler sizi.

 

Âşık Bektaş KAYMAZ (1919-1978), Arguvan Eymir köyündendir.

 

KÖYÜM

 

Ballıkaya’sına vermiş belini
Bahçesi bağları sıralı köyüm
Anam sende bekler benim yolumu
Kaysısı elması dolalı köyüm

 

Kaysıların her tarafta ün almış
Çevre yanın bahçe ile donanmış
Şu gönlüm bağını sanki har almış
Bildim senden ayrı kalalı köyüm

 

Serviler uzanmış göğe değecek
Güzellerin vardır gönül verecek
Harap evlerin bir gün onacak
Bakılsa her derdin çareli köyüm

 

Kazan Hekimhan’dır adın Mezirme
İlim Malatya gel bana sorma
Dikilse yetişir her türlü meyve
Her işin birine sıralı köyüm

 

Cevizlerin vardır yüz on senelik
Görünce etinden ayrılır kemik
Hasan EROL sana olaydı konuk
Bir daha yüzünü göreydim köyüm

 

Hasan ÖZEROL (Hekimhan, 1934), 1954, Ballıkaya köyü halkındandır. Şiir “Babamın Şiirleri” kitabımda yayınlanmıştır.

 

MEDET ŞEYH İBRAHİM VELİ GEL YETİŞ

 

Benden selam söylen o ulu zata
Selamım makbulse dergâha kata
Her an çağırırım carıma yete
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş

 

Günahkâr bir kulum mürvete geldim
Cümle günahımla divana durdum
Göster cemalini ya pir inandım
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş

 

 

Hak gül hak olmuşsun cemalin gördüm
Mezirme köyünde yüzümü sürdüm
Kâbe Beytullahtan bir nişan gördüm
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş

 

Umarım ki Balım Sultan Ali’sin
Düşmüşlerin kanadısın kolusun
Pirim Hünkâr Hacı Bektaş Velisin
Medet Şeyh İbrahim Veli gel yetiş

 

Selver AKSU (Hekimhan, 1936), 1991, Hekimhan Darıyeri köyündendir.

 

AHA YAŞAMIMIZ

 

BALLIKAYA

Kentlerden çok uzaklarda bir köy
İsli ışıklar aydınlatır gecelerimizi
Hasanların Fatmaların ve Alilerin
İtmeyen acıları gömülür gecelere
geceler uzar

 

SABAH

İt ulumalarıyla başlar
Ve sarı yüzleriyle çocukların
İşbaşı yaparlar bir bölük tarlada
Ellerinde orak
Gözlerinde umut

 

BALLIKAYA

Kentlerden çok uzaklarda bir köy
Yoksul kişilerin doldurduğu
Sümüklü İsmail Ağaların köyü
Irazcaların köyü
Ballıkaya bir ağıttır bitimsiz…

 

Ahmet ÖZTÜRK (Hekimhan-Ballıkaya 1943), İzbe Bir Gece Sonunda, s.8, Ballıkaya köyü halkındandır.

 

BİZİM KÖY

 

Bizim köyde yağmur boran kar vardır
Avşar çayı bozbulanık sel vardır
Dermanı gizlenmiş türlü dert vardır
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy

 

Ballıkayasından balı akmıyor
İnsanları gam yüklüdür gülmüyor
Yıllar var ki unutulmuş bilmiyor
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy

 

Severler insanı canı gönülden
Beyler hiç anlamaz onun dilinden
Geçilmiyor Bozarmıt’ın yolundan
Dertlilere yoldaş oldu bizim köy

 

Ekinsiz tarlada susuz ovada
Ağacı kurumuş meyvesiz bağda
Yiğitler yanında haklı kavgada
HÜSEYİN’e yoldaş oldu bizim köy

 

Hüseyin BAŞARAN (Hekimhan-Ballıkaya 1950), Sıcak Güneş, 1974, Ballıkaya köyü halkındandır.

 

BEN GEZEYIM BU YERLERI

 

Alaçayır güzel yayla
Koyak’ta davar yayıla
Derelerden suyun ala
Ben gezeyim bu yerleri

 

Kayalar var kale gibi
Ormanlıktır Kayadibi
Çetin yer Darıderesi
Ben gezeyim bu yerleri

 

Ballıkaya koca kaya
Kayabaşı yukarıda
Barık’ta Büyük Mağara
Ben gezeyim bu yerleri

 

İkiağızlı iki katlı
Akpınar’ın suyu tatlı
Başka bir kaya Kurşaklı
Ben gezeyim bu yerleri

 

Böğürme ormanlık oldu
Yaban domuzları doldu
Kayalar geyikler yurdu
Ben gezeyim bu yerleri

 

Her yanda kaysı bahçesi
Artar köylümün neşesi
Çıkar aşıkların sesi
Ben gezeyim bu yerleri

 

Telsiz telefon kuruldu
İyi kötü bir yol’oldu
Köyüm yeniden kuruldu
Ben gezeyim bu yerleri

 

Gelin görün buraları
Yine de var sorunları
ÖZEROL yazar bunları
Ben gezeyim bu yerleri
SİZ DE GEZİN BU YERLERİ

 

Süleyman ÖZEROL (Hekimhan, 1953 ), Ballıkaya köyü halkındandır. 8 Eylül 1985 Hamle gazetesinin Malatya Kayısı Festivali Özel Sayısında (Temmuz 1988) Ballıkaya’yı tanıtıcı yazıyla birlikte yayınlanmıştır.

 

BIZIM KÖYLÜLER

 

Ballıkaya derler köyümüzün adına
Doyulmaz yoğurdunun kaymağının tadına
Atına malına davarına
İyi bakarlar bizim köylüler

 

Alaçayır koymuşlar yaylamızın adını
Ballıkayasından akan tatlı balını
Kaynaklarından çıkan soğuk suyunu
İyi kullanırlar bizim köylüler

 

Yokuştur Ağtarla’nın yolu
Kayısı dersen bizim köyde dolu
Yerlere değiyor elmanın dalı
İslim yaparlar bizim köylüler

 

SEZER köyünü anlatır
Hepsini bir bir söyletir
Çiçekleri mest eyletir
Ağaçseverdir bizim köylüler

 

Hamza SEZER (Havza, 1954), 25 Nisan 1967, Akçadağ İlköğretmen Okulunda Şiir yarışmasında 2. olmuştur. Edirnelidir, babası Ballıkaya’da jandarma komutanlığı yapmıştır.

 

YIKIL DEMEM BALLIKAYA

 

Yıkıl demem Ballıkaya
İçinde sevdiğim kaldı
Şen olasın Ballıkaya
İçinde gençliğim kaldı

 

Bahçelerin harmanların
Yeşil buğday tarlaların
Ay ışığı gecelerin
Yıkık toprak damların


Şimdi nerde Ballıkaya

Niceleri gelip geçti
Konaklayıp suyun içti
Onlar toprak sen ayakta


Bekler seni Ballıkaya

Şah İbrahim Şah Veliler
Sana yüz süren erenler
Sende çok şifa bulanlar


Şimdi nerde Ballıkaya

Ballıkaya şaşmam diyor
Sevdiğini vermem diyor
Bende çok canlar yatıyor
Yürü şen ol Ballıkaya

 

Nurullah EROL (Hekimhan, 1956), Ağustos 1983, Ballıkaya köyü halkındandır.

 

MALATYA’NIN ERENLERİ

 

Mezirme’de yatar pirlerin piri
Horasan’dan gelen Vayloyu gördüm
Karşı köyde yatar alimin biri
Hasan dede Tame ebeyi gördüm

 

Abuseyf Dede karşı köyün fidanı
Hüseyin Sazak sürdürüyor bedeni
Unutmayın içimizden gideni
Abuzer’in elinde yabayı gördüm

 

Tanımak istersen beni, bana sor
Şah Hüseyin’de yanar ateş ile kor
Ali Dede artık senin işin zor
Kılı ziyaretinde obayı gördüm

 

Hasan Basri tanır yiğidi merdi
Zeynel Abidin de sarıyor derdi
Ocağına giden sırrına erdi
Ana kucağında bebeyi gördüm

 

Hasan Dede Hacım Sultan soyunda
Kalender Haydar’ın içtim suyunda
Babo Dede yatar güvenç köyünde
Molla Bektaş Sadık Baba’yı gördüm

 

Vaylo ocağına ben de vurgunum
Kendimi bileli zaten yorgunum
Zeki‘m bu dünyaya artık dargınım
Basaklı Seyit’ten abayı gördüm

 

Zeki YILDIRIM (Hekimhan-Saz 1958), H. Ozanları Şiir Antolojisi, Hekimhan Yukarı Saz, Saraylı