Şah Veli Dede'nin Kimliği ve Çevresinde Oluşlan Kültür

21.05.2014 11:31

ŞAH VELİ DEDE’NİN KİMLİĞİ VE ÇEVRESİNDE OLUŞAN KÜLTÜR

                     

Süleyman ÖZEROL

I. ŞAH VELİ’NİN KİMLİĞİ: 

Şah Veli, kimliği ve yaşamı anlatımlara/söylencelere dayanan, Malatya ili Hekimhan ilçesi Ballıkaya köyündeki Karadirek Dergahı’nın kurucusu kabul edilen; buraya İran’dan geldiği öne sürülen bir eren olarak bilinir. Soyağacı ile ilgili olarak farklı savlar var. İşte bunlardan birkaçı… 

1.”Şah Veli, Büyük Şah Abbas’ın oğlu Şah Ali’nin Soyundandır. 

Ballıkaya’da bilinen soyağacına göre, Büyük Şah Abbas’tan sonra sıralama şöyle:

35. Büyük Şah Abbas

36. Şah Ali

37. Süleyman

38. Şah Veli

39. Şah Hüseyin 1 

Şah Hüseyin’in üç oğlu var:

1. İbrahim

2. İsmail

3. Mustafa 

Şah Ali, yöre halkı tarafından Şah Safi, Ali Safi adlarıyla da bilinir. Hatta çocuklarına Ali Safi adını verenler de var. Karadirek’in simgesi olan direği elinde asa olarak getirdiğine inanılır. Ballıkaya’nın batı komşusu İĞDİR köyünün batısında, Işıklı (Işlaman) köyü ile arasında bulunan gediğe “Şah Safının Gediği”(IŞIK SAFI) denir. Yöredeki aşıklardan bazıları şiirlerinde bunu dile getirmişlerdir:

Şah Safının Gediği’ne çıkınca

Ballıkaya’sının balı akınca

Erdebil’in gonca gülü bitince

Devah eylen Mezirme’ye varınca 2 

Ballıkaya’daki ağırlıklı sava göre Şah Ali’nin oğlu Süleyman, onun oğlu da Şah Veli. Şah Ali, hanedandan, ancak şahlıktan vazgeçiyor ve Erdebil düşüncesini yaymayı amaçlıyor. İnanma ve söylencelere karşın Şah Safı’nın Anadolu’ya, dolayısıyla Mezirme’ye geldiğine dair herhangi bir belge ya da kanıt yok. 

2.”Şah Veli, II. Şah Abbas’ın Kardeşidir” 

Prof. Dr. M. Fuat Bozkurt,1986 tarihinde Prof. Dr. M. İlhan Başgöz, Oğuz Aktan ve Aşık Ali Kurt ile birlikte Ballıkaya’ya gelerek yaptığı araştırmaları yayınladığında, Şah Veli’nin II. Şah Abbas’ın kardeşi olduğunu ve Anadolu’ya gizlice sokulduğunu belirtir:

“Mezirme köyünde Erdebil’in gizli otağının kurulması büyük olasılıkla XVII. Yüzyılın sonlarına rastlar. Anadolu ile ilişkilerin yavaşlamaya yüz tuttuğu dönemde II. Şah Abbas, kardeşlerinden Şah Veli’yi Anadolu’ya sokar. Şah Veli, Anadolu içinde güvenlikli bölge olarak gördüğü Malatya’nın Mezirme köyünü yurt edinir.” 3 

3)”Şah Veli, II. Şah Abbas’ın Oğludur” 

“Yenilenen Köy Ballıkaya” adlı çalışmamızda, Ballıkaya halkından bazı kaynak kişilerin Şah Veli’nin II. Şah Abbas’ın oğlu olduğunu belirtmişlerdi. 

4)”Şah Veli, Dehmen’in Oğludur” 

Ali Akın’ın amcasının notlarında Şah Veli’nin Dehmen’in oğlu olduğu belirtilir. Oysa II.Tahmasp, 1740 yılında oğulları III. Abbas ve İbrahim ile birlikte öldürülmüşlerdir. Başka oğlu görülmez. Bundan sonra şahlık savında bulunanlar hanedanın kız evlatlarından olmuştur.

Şah Veli ve evlatları, Safevi hanedanından Şah Ali’nin soyundan ayrılarak gelir. Şah Veli’nin II. Şah Abbas ile çağdaş olduğu görülür.

 35. Büyük Şah Abbas……….

36. Safi Mirza

37. Şah Safi………………….Süleyman

38. II.Şah Abbas……………..Şah Veli

39. Şah Süleyman…………..Şah Hüseyin

40. Sultan Hüseyin…………..Şah Hüseyin’in oğulları 

Yaşamı ister söylencelere dayansın, ister gerçek olsun; ister II. Abbas’ın oğlu ya da kardeşi olsun, ister Dehmen’in oğlu, isterse Süleyman’ın oğlu olsun; Şah Veli’nin XVII. Yüzyılın sonları ile XVIII. Yüzyılın başları arasındaki zaman diliminde Anadolu’ya, dolayısıyla Mezirme’ye gelmesi olasıdır

Anlatımlarda/söylencelerde Şah Veli’nin yedi kez Kerbela’ya gittiği geldiği belirtilir. Bu gidiş gelişlerin yalnızca Kerbela’yı ziyaret amacıyla olmadığı, Erdebil’e de gidip geldiği olası. Çünkü, Suriye’den Karadeniz’e, Malatya’dan Denizli’ye dek uzanan geniş bir alandan sorumlu olan Şah Veli’nin Mezirme’de Erdebil’in “gizli eli” olarak görüyoruz.

Şah Veli ile Şah Hüseyin söylencesinde, Şah Veli ile Şah Hüseyin’in Mezirme’den ayrıldığı ve mezarının boş olarak kaldığı belirtilir. Bu nedenle ikisinin de mezarının nerede olduğu bilinmez. 

II. ŞAH VELİ SÖYLENCELERİ 

Yüzyıllardan beri halk ağzında anlatıla gelen Şah Veli söylencelerini l983 yılında başlatmış olduğum derleme çalışmalarımda bir araya getirerek ses ve yazı yoluyla kayıt altına aldık ve yayınladık. Şah Veli’nin kimliği ve kişiliği hakkında ipuçları da veren söylenceleri özet olarak sunuyorum.

1. Eymir Söylencesi: Şah Veli’nin Anadolu’ya gelişi, Arguvan’ın Eymir köyündeki olay ve Mezirme’ye gelişi anlatılır.

2. Kozdere’nin Sele Gitmesi: Hekimhan’ın Kozdere köyünde beddua etmesi ve köyün sele gitmesi anlatılır.

3. Kırmızı Yamalık Söylencesi: Şah Veli’nin Kozdere ve Bozan köylerindeki sadık talipleri ile davranışlarının birbirine ayan olması anlatılır.

4. Çanakpınar’da Şah Veli Düşeği: Hekimhan’ın Çanakpınar köyünün batısındaki gediğe gelerek dinlenmesi anlatılır.

5. Şah Veli Değirmeninin Sırrı: Şah Veli’nin Ballıkaya’nın bahçelerinin bulunduğu Değirmenönü yöresinde değirmeni vardır. Değirmeninde buğday karayılanın boğazından akmaktadır. Söylencede bu sırrını gören biri ile ilgili olay anlatılır.

6. Salmanlı Aşireti Söylencesi: Cem sırasında daldığı hülyada Toroslar’da yardan yuvarlanan Salmanlı aşiretinin devesini kurtardığı anlatılır.

7. Şah Veli ile Şah Hüseyin: Kerbela’dan dönen Şah Veli oğlu Şah Hüseyin’in cenazesi ile karşılaşır, duası ile onu cana getirir, atının terkisine alarak birlikte uzaklaşırlar… 

III. ŞAH VELİ’NİN EMANETLERİ 

Şah Veli, yedinci kez Kerbela’ya giderken evlatlarına ve taliplerine üç emanet bırakır. 

1. Karadirek: Şah Veli’nin dergâhı olan Karadirek, 1936 yılına kadar hem işlevini sürdürür, hem de Erdebil ile bağı sağlar. Cumhuriyet döneminde tekkeler ve türbeler kapatıldığında yıkılır, simge olan direk parçalanarak yakılır. 1957’de üçüncü, 1994’de dördüncü kez yenilenir. Ballıkaya’nın yeni yerleşim yerinde cem kültür evi olarak hizmet vermekte ve adakları olanlar, felçliler, rüyasında görenler, çocuğu olmayanlar, hastalar tarafından ziyaret edilir.

2. Pabuç: Şah Veli’nin pabucu Şah Hüseyin evlatlarından Ceneferler’dedir. Felçliler, lallar, vücutlarında yara olanlar, rüyasında görenler, adakları olanlar pabucu ziyaret ederler

3. Hırkası: Ballıkaya’da Şah Veli evlatlarından olmayan bir alenin elinde bulunan hırka yakın zamanlarda kayıp olmuştur. 

IV. ŞAH HÜSEYİN’İN EVLATLARI 

Ballıkaya’daki soyağacı Hz. Ali’den başlayarak günümüze doğru gelir. Soyağacında 33. Sırada bulunan Şah İsmail’den itibaren tek kol olarak şöyle gösterebiliriz:

33. Şah İsmail

34. Tahmasp

35. I.Şah Abbas

36. Şah Ali

37. Süleyman

38. Şah Veli

39. Şah Hüseyin

                      Sonrasını Süleyman Özerol, ali Akın ve İlyas tuna'nın soyağacından hareketle örnek verelim. 

 

40. İbrahim ............ İsmail ................. Mustafa

41. Cenefer ..........  K. Abbas ............ Dede Dursun

42. B.Mustafa ....... Veli Dede ........... İsmail

43. K. Mustafa....... K. Celal Abbas .. Deli Ali

44. Abbas ............... Ali ......................... Murtaza

45. Süleyman ........ İsmail  .................. Mustafa

46. Hasan ............... Süleyman  ........... İlyas

47. Süleyman........... Ali ........................      -

Ballıkaya köyünden dinlediğimiz kaynak kişiler büyüklerinden duydukları ve anlatımlara göre Cüre İsmail’in kolunu aşağıdaki çizelgede olduğu gibi anlatırlar. 

Cüre İsmail

……………………………………………………

42. Cüre Ali             K. Abbas               Alöğ Ede

43. İsmail                 Veli Dede              K. Yusuf

44. Süleyman         Celal Abbas          Kılıcali

45. Hüseyin             Ali Kör                   Mustafa

46. Abbas                İsmail                      Hüseyin

47. Hüseyin             Süleyman              Ali

48. ……….               Ali                            Mustafa 

Kaynak kişilerin anlatımlarında/bilgilerinde zaman zaman çelişkiler ve yanılmalar görülür. Adlar birbirine karıştırılır ve kavramlar net olarak verilmez. Bu nedenle bazı konularda mantık yürütmek zorunluluğu doğuyor.

Bütün bunlara bağlı olarak “Kocamanlar”ın bir koldan gelmiş olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü, hem Ballıkaya’da hem Mıroğlar mezrasında Kocamanlar diye anılanlar var. Aynı zamanda Ali Akın’ın soyunda da Kocamanlar var. Ali Akın’ın dedesi Küçük İsmail’in fotoğrafını gören birçok Ballıkayalı ve Kocamanlar ailesinden kişiler, “Kılıcalinin Mustafa” ya da “Kör Mustafa” (Çizelgede 45. Sırada) diyerek benzetme yaptılar. Bazı kişiler bunların aynı koldan olması gerektiğini dile getirdiler.

Durum böyle olunca çizelgenin şu biçimde olması gerekir:

                  Cüre İsmail
……………………………………………
Cüre Ali                           Kocaman Abbas
              ………………………………………….
        Veli Dede       Kocaman Yusuf        Abidin (Abili)

Ballıkaya’daki kaynak kişilerin anlatımları: 

1. Hüseyin KOCAMAN (1335, Hekimhan, Eski yazı bilir):”Celal Dede bir zamanlar Mezirme’ye gelmiş, Topal Veli’nin alt katında Türkler’i görmüş (Türkler, Mezirme’nin ilk yerlileri olarak kabul edilir).  “Küçük İsmail, tarikat müftüsü idi.” Hüseyin Kocaman, Ali Efendi’nin ekonomik durumunun çok iyi olduğunu, başına gelen bir olaydan dolayı ailesinin dağıldığını da söyler.

2. Hasan YILDIRIM (193l, Hekimhan, ilkokulu bitirmiş): “Turhal’da Hüseyin Akın ile görüşüp konuştum. Şehriban adlı bir kızı vardı.”

3. Hasan ÖZEROL (1934, Hekimhan, İlkokulu bitirmiş): ”Celal Abbas ile Senem ananın mezarının buradadır, ama kim bile ki? Yaşlı kimse kalmadı. Anamın anasının adı da Senem’miş. Anam, Senem ebemin Büyük Mustafa’nın (Çizelgede 42. Sırada) kızı olduğunu söylerdi. Küçük İsmail, Alevilik aleyhinde bulunan Bayburtlu Hoca’ya cevap vermiş; onun mahkûm olmasını sağlamış.”

4. Mehmet ÇELİK (1982, Hekimhan, İlkokulu bitirmiş): ”Bir zamanlar Küçük İsmail Mezirme’ye gelmiş ve birlikte Mıroğlar’a gitmişlerdi. Hatta mal konusu geçmişti de bir şey çıkmamıştı.”

V. DEĞERLENDİRME

Ballıkaya, çevresi ve Anadolu’nun birçok yerinde Veli ile birlikte oluşan geniş kültürü 1983 yılından buyana derleyerek/araştırarak sesli/yazılı kaynak haline getirerek kalıcı kılmaya çalıştım. Ballıkaya köyünü A’dan Z’ye incelediğim çalışma içindeki 7 Şah Veli söylencesi ve şiirler önemli bir yer tutar. Ayrıca bazı gazete, dergi ve kitaplarda da konuya yer verdim.

Yaşamı ve kimliği ile ilgili bilgiler ister anlatımlara, ister söylencelere dayalı olsun, bütün bunlar ışığında Şah Veli’yi Anadolu Aleviliğinin yayılması ve yaşatılması konusunda etkin bir eren olarak kabul etmek yanlış olmasa gerek.

Şah Veli’nin üç oğlundan gelenler bugün Ballıkaya köyü ve Mıroğlar mezrasında, ayrıca Malatya’da Arguvan/Asmaca, Hekimhan/Hasançelebi, Kuluncak/Alvar, Yazıhan/Bereketli; Sivas’ta, Kangal/Hamal, Mamaş, Yellice; Tokatt’a Külaflı yerleşim birimlerinde yaşamaktadırlar. Elbette ki buralardan başka yerlere gedenlerin varlığını da unutmuyoruz…

Elimizdeki bilgileri başka bir çalışmamızda değerlendireceğinden özet olarak sunulmuştur. Daha çok sözlü kültüre (anlatımlara) dayalı olarak düzenlendiğinden gerçek bir belge özelliği taşıdığını öne süremeyiz. Yine de konuyla ilgili aydınlatıcı bilgileri sunduğumuzu sanıyoruz. 

VI: ŞAH VELİ KAYNAKÇASI:

Şah Veli konusunda,”Yenilenen Köy Ballıkaya” çalışmamız temel kaynağı oluşturmakla birlikte M. Fuat Bozkurt ve Oğuz Aktan’ın Ballıkaya gezi/araştırma notları da önemli yer tutar.

S. ÖZEROL: “Yenilenen Köy Ballıkaya/Türkmenler”,   Görüş Gazetesi (10.08.1988), Malatya.

S. ÖZEROL: A. g. y. “Bir İddia ya da Tarih”, Görüş Gazetesi (06.08.1988), Malatya.

S. ÖZEROL: “Yenilenen Köy Ballıkaya ve Ballıkaya’dan Derlemeler Üzerine”/Türkmenler”, Görüş Gazetesi (28.l0.1988), Malatya.

S. ÖZEROL: A.g.y. “Karadirek”, Görüş Gazetesi (31.10.1989), Malatya.

S. ÖZEROL: A.g.y. “Pabuç”, Görüş Gazetesi (31.10.1989),

S. ÖZEROL: A.g.y. “Salmanlı Aşiretinin Hikayesi”, Görüş, Gazetesi (04.11.1989), Malatya.

S. ÖZEROL: “Şah Veli”, Malatyalı Gönül Sultanları (Haz: A. Helvacı ve Arkadaşları), Darendelinin Sesi Tesisleri, Ankara,

F. BOZKURT – O. AKTAN: “Yıldız Dağı’ndan Ballıkaya’ya”, Nefes Dergisi, (4,5,6,7. Sayılar: Şubat, Mart, Nisan, Mayıs 1994), İstanbul.

S.ÖZEROL: “Gönderilmemiş Mektuplar: Nefes  Dergisine Mektup”, http://www.malatyahaber.com; Malatya Yorum Gazetesi (l2.l2.2002), Malatya.

________________________________________________

1  V.HINZ; “Uzun Hasan ve Şeyh Cüneyd”, (Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara l948) adlı kitapta Safevi hanedanının soyağacı I. Şah Abbas’a kadar verilmiş; Ballıkaya halkından Mehmet Çelik tarafından bazı kaynaklardan yararlanarak sonrası eklenmiştir.
2  İSYANİ (İsmail ELÇİOĞLU), 1848-1944 yılları arasında yaşamış Sivas’lı halk şairlerindendir. İsyani bu şiirinde “Üç yüz dörde kadem bastığı çağlar” diyerek tarih düşmüştür. Bu da 1888 yılına denk gelmektedir. Bazı kaynaklarda İsyani’nin bu tarihte Sivas’tan Pazarcık’a Koçgiri aşiretinin çocuklarını okutmak üzere gönderildiği kayıtlıdır (Bkz: S.N.ERGUN: Bektaşi KızılbaşAlevi Şairleri Antolojisi, İsyani bölümü). Bu yolculuğu çıkarken Mezirme’deki Karadirek Dergahını ziyaret etmiş olması olasıdır.
3  F.BOZKURT: “Yıldız Dağı’ndan Ballıkaya’ya”, Nefes Dergisi, Sayı: 4 (Mart 1994), Sayfa: 47