AŞIK MUSTAFA BAŞARAN

09.05.2013 02:52

     

      ÂŞIK MUSTAFA BAŞARAN

      Süleyman ÖZEROL

     1930 yılında Hekimhan’ın Ballıkaya köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Babası Âşık Yusuf’tan bağlama çalmasını öğrendi. Onunla birlikte cemlerde zakirlik yaptı. Diğer yandan çiftçiliğini sürdürdü.
     Arguvan’ın Çavuş, Kızık, Halpuz ve daha birçok köylerinde, Pütürge’nin Kozluk ve Hüsükuşağı köylerinde, Denizli’nin Dereçiftlik köyünde, İstanbul ‘da çeşitli yerlerdeki cemlerde, Abdal Musa kurbanı ve cemlerinde Almanya’da cemlerde zakirlik yapar. Köyde son ceme kadar (altmışlı yılların sonlarına doğru) yıllarca babası Âşık Yusuf ile birlikte zakirlik yaparlar. Pir Sultan, Hatayi, Kul Himmet, Nesimi, Dertli, Agahi, Âşık Veli, Ruhsati, Âşık Sadık, Esiri, Karacaoğlan, Seyrani, gibi âşıkların deyiş ve duazimamlarını çalıp söyler. Mustafa Kocaman’dan da Arapça öğrenir. Güzel konuşması, davranışlarında çok düzenli ve titiz oluşu nedeniyle Arguvan’ın Çavuş köyünde kendisini “Kibar Dede” diye andıkları belirtilir.
     Ruhi Su, Ballıkaya’ya gelişlerinde hem de İstanbul’da Başaran ailesinden derlemeler yapar. Deyiş-duvazimamları Âşık Yusuf ve Mustafa Başaran’dan derlemiş, Pir Sultan, Semahlar, Deyişler-Türküler uzunçalarlarında yer vermiştir. TRT İstanbul Radyosunda kaset kaydı yapılmış ve belgeliklere konulmuştur. Ballıkaya, İstanbul ve Almanya’da cemlere, televizyonlarda programlara katılmış; çeşitli tarihlerde kaydedilmiş çok sayıda ses ve görüntülü kaseti vardır.
     Sümeyra, Mustafa Başaran’dan aldığı, “Aşkın ateşine yanmayan âşık” adlı deyişi okumuş; deyiş daha sonra Hasan Yükselir tarafından kasete okunmuş, kayıtlarda kaynak kişi olarak gösterilmemiştir. “Beni ağlatırsan yoluna ağlat” Ruhi Su tarafından okunduğu gibi başka bir sanatçı tarafından da okunmuştur.
     2002 yılında Alevi geleneklerinden Cem törenini kapsayan “Alevi Ceminde 12 hizmet” adlı kitabı yayınlanmıştır.
     Babası Âşık Yusuf ile birlikte bağlama çalıp söylemeleriyle çocukları, yeğenleri ve torunları başta olmak üzere aile ve yakın çevresini etkilemişlerdir. İşte yakın çevresinden olanlardan bazıları; Hüseyin Başaran, Selahattin Başaran, Yusuf Başaran (Çocukları), Nurettin Erol, Nurullah Erol, Necdet Başaran, (Yeğenleri) Ufuk Erol (Nurullah’ın Oğlu)...
     2003 baharında felç geçirerek rahatsız olan Mustafa Başaran yazları Ballıkaya’da kışları İstanbul’da Ankara’da çocuklarının yanında kalmakta iken, 13 Ağustos 2011 günü Ballıkaya’da 14.30 sıralarında aramızdan ayrıldı.

 

AŞIK MUSTAFA BAŞARAN VE  “ALEVİ CEMİNDE 12 HİZMET”

*

Süleyman ÖZEROL/Araştırmacı-Gazeteci

*

Mustafa Başaran, 1930 yılında Malatya ili Hekimhan ilçesi Ballıkaya köyünde doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları köyde geçti.  Bir yandan çiftçilikle uğraşırken bir yandan da usta malı deyişler söyleyen babası Aşık Yusuf’tan bağlamayı öğrendi. Birlikte yıllarca cemlerde zakirlik yaptılar. Birlikte çalıp söylerken sanki de bir saz bir ağızdan çalar söylerlerdi. Elli yıldır Malatya’dan Denizli’ye dek birçok yerde cem töreni yönetmekte, 12 perdeli bağlamayı özgün bir biçimde çalarak deyiş ve düvazimamları seslendirmektedir.

1973 ve 1978 yıllarında Ballıkaya’ya gelen Ruhi Su, Dostlar Korosu, Pir Sultan ve Semahlar albümlerinde Aşık Yusuf ve Mustafa Başaran’dan derlediği deyişlere yer  vermiş; “Semahlar”uzunçalarını “Antalya ili Elmalı ilçesi Akçainiş köyü ile Aşık Yusuf ve Mustafa Başaran ve Ballıkaya erenlerine” adamıştır. Birçok sanatçıya ve araştırmacıya kaynaklık eden Mustafa Başaran’ın büyük oğlu Hüseyin Başaran da zaman zaman dedesinden ve babasından aldığı yapıtları seslendirmektedir.

Mustafa Başaran, 2002 yılı Mayısında basılan “Alevi Ceminde 12 Hizmet” adlı yapıtında Alevi dinsel töreni “Cem” deki temel işlevleri ve görevleri konu almış, ayrıca nişan ve cenaze töreni geleneklerine de kısaca yer vermiş. Hüseyin Başaran bu kitaba yazdığı önsözde babasını şöyle anlatmış.

“Tarihsel ve kültürel bir dokuya sesiyle ve parmaklarıyla ilmik atan bir dede bir usta.

Gerek ibadetinde, gerekse muhabbetinde bağlamayı baş tacı yapmış bir geleneğin temsilcisi.

Hem sanatçı hem de zanaatkar olan babası Yusuf Dede’nin dizleri dibinde ve gönül saflarında pişmiş bir dede. Her türlü  bağnazlığı ellerinin tersiyle itmiş olan Hatayi, Pir Sultan, Dertli, Yunuz Emre, Nesimi gibi  ozanların dizeleriyle dar anlatımların çerçevelerini kırmış bir ses ustası.

Giderek yozlaştırılmaya çalışılan değerlerimizi ayakta tutmaya çalışan temsilcilerden biri. Dün insan, bugün insan, yarın insan diyen alevi geleneğine zamanı ve gücü oranında hizmet vermiş bir gönül adamı.

 

Hal ehline hal sorulmaz

Aşkın deryasında onlar

Bir noktaya can verirler

İlmin deryasında onlar

Dert ehline dert sorulmaz

Derdin divanında onlar

Hekime merhem sunarlar

Lokmanın sırrında onlar

 

Sesine, parmaklarına, gönlüne merhaba diyorum Mustafa Dede. Hizmet ettiğin gerçeklerin demi kılavuzumuz olsun.”

Mustafa Başaran’ın kitabı konusunda yeni bir örnek, ilgilenenler için öz bir kaynak. (*)

__________________________________________________________________________________

(*) Malatya Yorum Gazetesi, 3 Ekim 2002

Not: Mustafa Başaran, “Alevi Ceminde 12 Hizmet”, Mart Matbaacılık, İstanbul 2002