BALLIKAYA KÖYÜ/Tarihsel Kalıntılar ve Turizm

21.04.2013 13:39

 

Ballıkaya Köyü-Tarihsel Kalıntılar ve Turizm


Süleyman ÖZEROL

 

 

Ballıkaya’da üç yüz yılı aşkın bir geçmişi olan Karadirek Dergâhı, IX. Yüzyıla ait Ağpuğar Çeşmesi gibi tarihsel özellik taşıyan yerlerin yanında; köyün kuzeyini baştanbaşa kuşatan kaya kuşağındaki tarih öncesi dönemlere ait (İ.Ö. 4000 yılları) olduğu belirtilen mağaralar ve birçok yerde bulunan yığmalar da tarihsel yönden önem taşır. Kayaların doğal görünümü ve peribacaları ise ayrı bir özellik gösterir. Ayranca, Darıderesi, Alaçayır yaylaları ise doğal güzelliklerin ayrı birer örneğidir.

 

1. Mağaralar: Köyün kuzeyini baştanbaşa kuşatan kaya kuşağındaki tarih öncesi dönemlere ait (İ.Ö. 4000 yılları) olduğu belirtilen ve doğal oluşumlu mağaralar vardır. Bu mağaralardan tarihsel özellik taşıyanları ağırlık vererek anlatalım.

a) Büyük Mağara: Ballıkaya’nın da içinde bulunduğu sıra kayaların üst kısmına Kayabaşı, alt kısmına Kayadibi denilir. Kayabaşı’ndan baharda kar sularının aktığı Barık’ın hemen yanında Büyük Mağara bulunur. 7-8 metrelik ön cephesinden sonra geriye doğru daralır, üçgen biçimini alır. Batı yanındaki duvarlarında oturulacak sekiler, eşya konulacak yerler bulunur. Ön cepheye yakın, solda (batı) tavanda baca gibi oyulmuş bir bölüm vardır. Duvarlar ya da çevresinde resim ya da benzeri şekiller yoktur. Önünde bulunan mezarlardan çıkan kemikler burada dev insanların yaşadığını göstermektedir.

İkağızlı: Kaya kuşağının batısına yakın yerde buluna iki katli mağaralardır. Üst bölümdeki izler üçüncü bir katin oyulmaya çalışıldığını gösterir. Birinci kat yaklaşık bir metre yukarıda oyulmuş olup içine rahatlıkla girilip gezilebilir. Ön uzunluğu beş, yüksekliği iki metre kadardır. İkinci kata sol yandan (batı) kayalara tırmanılarak çıkılır. İkinci katı cephesi birinci kattan bir metre daha uzun olup daha da geniştir. Sol yanında takalar ve oturma yerleri vardır. Sağ dibinde bir çanak içinde su bulunur. Su, alt kata damla damla sızmaktadır. Her iki katta da resim ya da benzeri şekillere rastlanmaz. Önünde mezarlar bulunur.

c) Geyik Mağarası: Sıra kayaların hemen hemen orta bölümünde yer alır. Oldukça yüksek ve çetin bir yerdedir. Yüksekliği bir buçuk, uzunluğu on metre kadar olup içinde ya da çevresinde resim ve benzeri şekiller, mezar bulunmaz.

d) Diğer Mağaralar: Ballıkaya’nın batısına, Geyik Mağarası’nın doğusuna düşen Kurşaklı kayasının batı yamacında, inilmesi ve çıkılması oldukça zor olan bir yerde yan yana iki mağara bulunur. Bunlardan biri tam yarım daire, diğeri oval biçimde görünür. Çevrelerinde ya da içlerinde herhangi bir resim şekil ve benzerine rastlanmaz. Sıra kayaların doğuya doğru devam eden uzantıları üzerinde Sayağlı, Mastik, Darıderesi yörelerinde çok sayıda mağara bulunur. Tamamına yakını doğal oluşuma dayanır. Bunlardan en önemlisi Ayranca Dağları’na giden yol üzerinde bulunan Küllümağara’dır. 1 

2) Peribacaları: Darıderesi yöresinde bulunan peribacaları kavaklığı andırır. Sayağlı yöresinde ve sıra kayalarda ise tek tük rastlanır. Sayağlı’nda bulunan peribacası bir insan başını andıran yontu görünümündedir. Orta Anadolu’daki gibi görkemli değillerse bile Ballıkaya’daki peribacaları da özgün örneklerdir. 

3) Sıra Kayalar: Köyün kuzeyini baştanbaşa kaplayan kaya kuşağı görülmeye değer bir yapı oluşturmuştur. Bunlar arasında Kurşaklı ve Ballıkaya en görkemlileridir. Batıya doğru sıralanan Dalkayalar birer minare görünümündedir. Batıdan ve doğudan kuzeye Ayranca Dağlarına doğru uzanan kayalar üzerindeki doğal mağaralar ve insanlar tarafından yapılmış mağaralar ayrı bir özellik katar görünüme. Sürü sürü dolaşan dağ keçileri ve geyikler ise daha ayrı bir güzellik oluşturur. Sayılarının elli kadar olduğu bilinen, hemen her yıl bir ikisi yok olan ya da yok edilen bu hayvanların doğal barınakları sıra kayalardaki biçiklerdir. 2 

4) Ağpuğar (Akpınar): Eski köyün kuzey çıkışında, iki buçuk metre yüksekliğinde, dört buçuk metre boyunda, iki metre eninde, kesme taşlarla yapılmış, demir kancalarla taşları birbirine kenetlenmiş, heybe taş çatılı, ön cephesi üzeri yarım yay biçiminde bir yapıya sahip olan bir çeşmedir. Güneye bakan cephesinin orta yerinde taştan çift oluğu, oluğun yanında eskidikçe değiştirilen iki bakır tası, tasların bulunduğu taka ve takanın üzerinde de kitabesi bulunur. Kitabede Eski Türkçe ile şunlar yazılıdır:

 

“Sebil-i Hayrat Müteveffa Hasançelebili Muhammet Ağanın Zevcesi Emine Hatun–1306”

 

Çeşme ile ilgili öykü ise şöyledir:

 

“Hasançelebili Emine Hatun hacca gitmeye karar verir. Gitmeden önce de Mezirme’deki Şah Veli Dergâhını (Karadirek) ziyaret eder. Köyün kuzeyindeki çıkıştaki dağınık ve bataklık durumundaki kaynağı görünce burasını düzenlemeye karar verir. Bu düzenleme sonucu Agpugar ortaya çıkar. Hac zamanı da geçer. Yaptıkları ile “hac” görevini yerine getirdiğine inanarak köyüne döner.”

 

Akpınar, halen çeşme olarak kullanılmaktadır.

 

5) Yığmalar: Ballıkaya-Mıroğlar-Çeki üçgeninde bulunan Horunoğlu yöresinin devamı olan üç tepe vardır. Büyük Yığma, Orta yığma Küçük Yığma adlarıyla anılan bu tepelerin höyük (yığma) olduğuna inanılır. Büyük Yığma’dan farelerin halı parçaları çıkardığı öne sürülür. 

 


1 Süleyman ÖZEROL: “Ballıkaya Mağaraları” Malatya Olay, Sayı: 10, s. 7, (27 Haziran 1990), Malatya.

2 Süleyman ÖZEROL: “Ballıkaya’da Peribacaları”, Malatya Olay, Sayı: 7, s. 7, (6 Haziran 1990), Malatya.