Home Sweet Home-Türkey, May 2012 (Evim Güzel Evim, Türkiye Mayıs 2012)

27.11.2013 18:43

(HOME SWEET HOME-TÜRKEY, MAY 2012 (EVİM GÜZEL EVİM, TÜRKİYE MAYIS 2012)

 

Süleyman ÖZEROL

Ballıkaya Günlüklerimden Notlar

 

18 Mayıs 2012: Hekimhan Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütünün düzenlediği Atatürk ve Çanakkale fotoğraf sergisi tarihi Taşhan’da sergilendi. Köye geldiğimde kızım Gül ve Hollandalı arkadaşları gelmişlerdi. Bernd ve Joanna…

19 Mayıs 2012: Kahvaltıyı Karadirek’te yaptık, öğlene kurban kesilecek. Erdal, Atacan, Semra, komşusu ve kızı, Emel, Serdar, Hasan Amca, Senem Teyze, Cansu, Cem, Helin, kaynanası, Güney geldiler. Kahvaltıdan sonra kırban hazırlandı. Yazlık yemekhanede saat 13.00 sıralarında gelenlere sunuldu. Atacan, adağın birini de para olarak derneğe yardım etti.

Gül ve Hollandalılar için önerim; Kültür Müdürlüğü, Müze, Etnografya Müzesi, Aslantepe, Battalgazi…

20 Mayıs 2012: Kahvaltıdan sonra notlarımı yazdım. Öğlene doğru Hollandalı konuklar, hanım ve Gül ile Ağpuğar’dan itibaren eski köyü, eski okulu, Çakşağın başını gezip Ağpuğar’a geldik. Buradan deve kumlağına, aşağı ve yukarı köprüyü gördük, sığır yolundan sığırcı evine çıktık. Karadireği görmek istediler, Musa Ali’yi çağırdı ve gördüler.

Babama yemek götürdüm. Dönerken Hüseyin Şahin’i aradım, pazartesi müze kapalıymış. Cumaya gelirim, alandayım dedi. Bizim köydeki Yığmalarda inceleme yapıyorlarmış.

21 Mayıs 2012: Hollandalı konuklar ve Gül Divriği’ye gidip geldiler. Şotik yolunu kullanmışlar, daha yakınmış…

22 Mayıs 2012: Saat 09.00’da Malatya’ya gitmek üzere Ballıkaya’dan yola çıktık. On beş dakikada Arguvan’a bir saate Malatya’ya vardık. Kültür Müdürlüğünde Ali Cengiz ile görüştük. Mehmet Berktaş ve Nurgül Altaş ile de… Malatya broşürleri aldık.

Aslantepe’ye giderken Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ı aradım, Ankara’daymış. Mehmet Karabay’ın yardımcı olacağını söyledi. Aslantepe’ye vardığımızda bizi Yusuf Kenan Perçin karşıladı. Rahmetlik Muharrem Amcanın oğluymuş.

Giriş’te Cengiz Göğebakan tarafından yapılan kabartmaların bulunduğu bölümde açıklamalarda bulundu. Zafer Yağmurlu iç bölümü gezdirdi ve açıklamalarda bulundu. Her bölüm fotoğraflanmış ve Türkçe ve İngilizce açıklamalar yazılmıştı.

1998 yılında Marcella Frangipane ile görüşme yapmış ve Malatya Yorum gazetesinde üç bölüm halinde Aslantepe’yi anlatmıştım. Kuzeyde bulunan bölüm önce dikkatimi çekmemişti, aslan orada bulunmuş ve Anadolu Medeniyetleri Müzesine götürülmüş. Bugünkü kazı alanı da epey gelişmiş…

Battalgazi’ye varınca Ulu Camiyi gezdik, sonra belediyeye uğradık. Belediyede Aziz adlı biri ile konuştuk, öğlen arasıydı Mehmet Bey yokmuş. Battalgazi tanıtım kitapçıkları aldık. Kervansaray’a gidip gezdik. Belediye, Kaymakamlık, HEM, SODES projesi kapsamında sergi açılmış Kervansarayda. Dönüşte düzenleme yapılmış evlerin bulunduğu Sanat Sokağına gittik. Battalgazi Konukevinde yemek yedik. Gözleme yapan genç kadın Adıyamanlıymış.

Bir genç geldi, Mehmet Bey bekliyormuş. Çay içerken Mehmet Bey yanında birisi ile geldi, emniyet amiriymiş. Fatih Yıldız Yozgatlıymış ve Hollanda’da bir süre bulunmuş. İngilizce konuştular. İsmet Sarıkaya’yı tanıyorlar, bazen bir araya gelip “meşk” yapıyorlarmış. Mehmet Karabay, Ankara’dan tanıdığım hemşerim Nacide Karabay ile akraba imiş…

Ben fotoğraf çekerken Bernd ve Joanne bankadan para çekip karşıdaki bakkala gittiler. Bakkal, “bunlar hangi milletten dedi. “Hollandalı” deyince, “içerideki de Hollandalı” dedi. İçeride tava yapmışlar, yiyorlardı. Hollandalı ile merhabalaştık, konukları gösterdim. Bir süre sohbet ettiler kendilerince…

Nemrut’a gitmek üzere Malatya’ya gittiler ben de belediyeye uğradım. Ankara’da karşılaştığımız bayan geldi. “Ben yaşlıyım, unutkan oldum” diyor. Çay, sohbet derken emniyete gittik. Müdür yardımcısı da vardı. Epey konuştuk. Polislik mesleği, genel durum vb… Engelli çocuğu varmış, Ankara’da imiş ailesi. Telefonda konuşurken, “Canın üzerinde mi?”… Yozgat deyimi olmalı… Ankara’da Çingenelerin bulunduğu mahallede tanıdığıymış konuştuğu, 17 yıl sonra…

23 Mayıs 2012: Ben köye döndüm, Bernd ve Joanne Hollanda’ya, gül Ankara’ya gitti…

 

Bernd Vinke’nin 2012 Gezi Albümü…

 

23 Kasım 2013 günü akşam İzel, Mert ve Deniz geldiler. Bir süre sonra Ozan, Hollanda’dan gelen kızım Gül’ü Havaş’tan alıp getirdi. Gül, Hollanda’dan 2012 Mayısında birlikte geldikleri Hollandalı çift ve gezdikleri yerlerin albümünü de getirmişti.

Beş yıldan buyana Hollanda’da bulunan ve Eylül ayında doktora diplomasını alan kızım Gül, Twente Üniversitesinde görev yapıyor. 2012 Mayısında Hollandalı karı koca arkadaşları ile gelmişti. Bernd Vinke ve Joanne Vinke-de Kruijf üçü birlikte havaalanında gidinceye kadar taksi kiralamışlar ve köye geldiler. Altı aylık hamile olan Joanne Gül’ün bizim köyü anlatması üzerine doğumdan önce gidip görelim demiş ve birlikte yola çıkmışlar…

Birkaç gün köy ve çevresini geziler. Köy gezisinde ben de bulundum. Çok sayıda fotoğraf çektik. Bir gün üçü Yoncalı yolunu izleyerek Divriği’ye gittiler, Divriği ve Ulu Camiyi gezip geldiler. Bir başka gün birlikte Malatya’ya gittik, Aslantepe ve Battalgazi’yi birlikte gezdik. Ben Battalgazi emniyet müdürü ile çay içmeye kaldım, üçü oradan Nemrut’a gittiler. Akşam Malatya’ya, ertesi gün de köye döndüm. Onlar da ertesi gün Malatya’ya dönüp gezmişler, eşler Hollanda’ya, kızım gül de Ankara’ya gitmiş…

Bernd, 18-23 Mayıs 2012 tarihleri arasında Türkiye’de gezdikleri yerlerde çekmiş olduğu çok sayıda fotoğraf’tan bazılarını Hollanda’ya döndükten sonra albüm haline getirip özel olarak bastırmış. Ballıkaya’dan başlayarak, Yoncalı yolu, Divriği ve Ulu Cami, Aslantepe, Battalgazi, Nemrut ve Malatya merkez… Albüme “Home Sweet Home-Türkey, May 2012” (“Evim Güzel Evim, Türkiye Mayıs 2012) adını vermiş. Pixum (www.pixum.nl tarafından hazırlanan ve basılan 21x27.50 boyutundaki 58 sayfalık albümde fotoğrafların dökümü şöyle:

 

Ballıkaya: 25 sayfa 91fotoğraf

Yoncalı Yolu: 3sayfa 9 fotoğraf

Divriği ve Ulu Cami: 8 sayfa 37 fotoğraf

Aslantepe: 1sayfa 7 fotoğraf

Battalgazi: 4 sayfa 14 fotoğraf

Nemrut: 10 sayfa 33fotoğraf

Malatya: 7sayfa 25fotoğraf

Toplam: 58 sayfa 216 fotoğraf

 

Görüldüğü gibi Ballıkaya’ya ayrılan sayfa ve fotoğraf sayısı oldukça fazla. Yaklaşık bir hafta konuğumuz olan çift, olanaklar elverse de başka bir zaman da buraya gelsek diye düşüncelerini dile getirdiler. Çiftin doğacak çocuklarında Ballıkaya’nın besinleri, temiz havası ve doğası da etkili olacak mutlaka…

Mayıs ortasında Ballıkaya’nın yeşilini, insanlarını var olan yapısını yansıtan Bernd’in yaptığı, aslında benim yapmak istediğim ama gerçekleştiremediğimi gerçekleştirmek oldu. Balıklaya ile ilgili tanıtıcı böyle bir çalışmadan dolayı Bernd’i kutluyor ve teşekkür ediyorum.