Merhaba, bizim köyü de görelim...

02.09.2013 00:13

Merhaba, Bizim Köyü de Görelim

 

Süleyman Özerol - Merhaba, bizim köyü de görelim...

Malatya Hakimiyet Gazetesi, 28 Ağustos 2013 Çarşamba

 

Elime bir dergi geçti ve yine aynı konular, aynı yerlerden söz ediliyor. Bu konu ile ilgili olarak blog sayfama “Gelin, Ballıkaya’yı da görün!” başlığı altında bir yazı yazmıştım.

İnternet sitesinin birinde 28 Temmuz 2011 tarihinde AA kaynaklı bir haber, “Doğa Gezisi Düzenlenecek” ana başlığı, “Malatya Kültür Yaşam Derneği Basın Sözcüsü Yaşar Karaaslan, Levent Vadisi ve Sultan Suyu Harası’na ”Doğa Gezisi” düzenlendiğini bildirdi” alt başlığı ile verilmiş…

Üç yıla girdi ki çıkaramadığımız Malatya Yorum gazetesi sahibi ve Malatya Kültür Yaşam Derneği Basın Sözcüsü Yaşar Karaaslan’ın bir girişimi habere konu olmuş. Haber, her ne kadar yaz mevsimine ait olsa da önümüz yaza gidiyor (!) ve ortada bir dikkat çekilecek konu olduğu için paylaşarak bir değerlendirme yapmak istedim.

Haberde konu edilen yer Levent Vadisi ve Sultansuyu Harası, fotoğrafta ise Hekimhan ilçesi Ballıkaya köyünün kayaları ve mağaraları var. Yani haber başka, fotoğraf başka…

Malatya’nın tarihsel ve turistik yerlerinden söz ederken belli birkaç yeri sakız gibi çiğnemekten hala vazgeçemedik. Oysa gezilip görülecek o kadar güzel yerlerimiz var ki…

Gelin, Ballıkaya’yı da görün! Biraz olsun bizim köye de göz atın. Sivrice Tepesinden Kuşboku Kayalarına, Sayağlına, Kayabaşı Yaylası ve Pir Sultan Tepesine, Alaçayır Yaylasından Darıderesi’ne kadar gelin, görün diyor ve kendi çektiğim fotoğrafları beğeninize sunmak istiyorum.

Başka yerler de var…

Kendi köyüm olduğu için demiyorum, köyümüzün sıra kayalar ve bu kayalar üzerinde bulunan tarihsel mağaralar; Polat kasabasındaki doğal yeraltı mağaraları, Hekimhan’da Dipsiz Göl, Arapkir’de Onar mağaraları anımsadığım diğer yerlerden bazıları. Bunların dışında bilmediğimiz, görmediğimiz doğal ve tarihsel güzellikler de var elbette. Malatya’dan söz ederken biraz da alışılmışların dışına çıkmak gerekir demek istiyorum.

Sanatçılar konusunda…

Aynı konuyu kültür sanat olaylarında da görebiliyoruz. Malatya’nın sanatçıları dendiğinde “Malatyalı Fahri” deniyor, tamam! Ama olmuyor, olmuyor…

ADD Malatya Şubesi ile Malatya Haber İnternet sitesi Turfanda İşhanında son katta yan yana idi. Hemen hemen günlük uğrardım he ikisine de. Sami Kasap öldüğü sıralardı, İsmet Yalvaç konuyla ilgili olarak büroya uğramamı söylemişti. Yanına vardığımda, “Sami Kasap öldü, onunla ilgili bir şeyler yazasın” dedi. Sami Kasap’ı tanıyordum, ama onunla uzun boylu bir şeyler yazacak kadar anım olmamıştı. Malatya TSO binasının üst katında bulunan TVM’da Kazım Tatar’la sesini bağlamaya göre düzenlemek için çatıya çıkmıştık gece ve bir türlü sesi bağlamaya uyduramamıştık…

“Yaşamöyküsü ile ilgili bilgi hiç mi yok bir yerde?” dedim. İsmet boynunu büktü. “Vay be! Malatya’nın Fahri Kayahan’dan sonra gelen sanatçısının yaşamöyküsü yok ha!” dedim. “Öyle ne yazık ki” dedi. Bu olaydan sonra Malatyalı sanatçılarımızın yaşamöykülerini derlemeye daha fazla ağırlık verdim.

Teşekkür…

Çalışmalarımı sürdürürken kültürümüzün kaydedilmesi ve kaybedilmesinin önlenmesi uğrunda uğraş veren herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum.